staj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
staj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Staj işlemleri ve bürokratik kabus 2

4 Aralık 2009 Cuma

Binlerce sadık okuyucum hatırlayacaktır yaz sonunda staj işlemleri ile ilgili uzunca ve sitemkar bir yazı yazdıydım. Stajın başlangıç ayağını oluşturan o koşuşturma silsilesinin bir diğer ayağı da stajı sonlandırırken oluyor. Stajı sonlandırmak da nasıl oluyor acaba diye kendi kendine düşünen okur vardır diye anlatmakta fayda görüyorum. Elinize bir defter bi kağıt tutuşturuluyor okuldan. Kağıdın üzerinde "bu adam şöyledir bu adam böyledir" gibi ibareler yer almakta. Onu çalıştığınız şirkete veriyorsunuz onlar da size en uygun şekilde işaretleyip, altına da sizinle ilgili bir iki cümle yazıp veriyorlar. Tabi eğer benim gibi laylon yapıyorsanız stajı o kağıdı da kendiniz doldurup kendi kendinizi değerlendirmiş oluyorsunuz ki bu da başka bir neşe. Gelelim en sıkıntılı defter kısmına.

Defterde öncelikler her yerde isim soyad yazmak gerekiyor. Öyle defterin başına bir kere yazmakla olmuyor yani ismi soyadı. İlk birkaç sayfada günlük bir çizelge var, hangi gün ne iş yapıldığının başlıklarını oraya yazıyorsunuz. Sonrasında da bu her başlığa tekabül eden bir bütün sayfayı o gün yaptığınız işleri detaylı olarak yazmakla uğraşıyorsunuz. Eğer staj yapmaya gittiğiniz yerde size hiçbir iş yaptırılmamış sadece çay kahve taşıdıysanız (ki genellikle böyle olur) o sayfalara da bunu yazmak gerekiyor ancak öyle olmuyor o işler işte. Bunu yazınca da staj kabul edilmiyor. Hele benim gibi laylaylilon yapan öğrenciler için ne yazacağını bulmak tam bir kabus oluyor ve öğrenci ver ediyor kendisini internete. Ödev yapmada yıllar yılı alışılmış olan kopi peyst yöntemi de deftere yapılamadığı için saatler süren araştırmalı yazmalı ızdıraplı bir sürece girilmiş oluyor. Sonrasında da o yazılan her bir sayfa staj yapılan yerdeki yetkili bir kimseye önce kaşeletip sonra imzalanıyor. Bu noktada daha başka bir rezillik ortaya çıktı benim için. Staj defterinin ilk sayfasında resim yapıştırma yeri vardı. Ben de hayhay deyip en rezil çıktığım bir vesikalığı oraya yapıştırıp defteri kolumun altına alıp seke seke gittim Küçükyalı'daki kampüsüme, ancak o da ne o resmi yapıştırmak yetmezmiş üstüne bir de damga vurulması lazımmış. Dedim nerdedir o damga dediler ki Üsküdar'daymış. Polemiğe girip zaman kaybetmeyeyim diye kendimi ilk otobüse vurup diğer kampüse gidip güç bela 3 kat merdiven çıktıktan sonra öğrenci işlerinde en kaknem görünümlü çalışana uzattım defteri ve üzerindeki naçiz sıfatımın olduğu vesikalıklı sayfayı. O da konuşmadan aldı götürdü damgayı bastı verdi. Öğrenci işlerinin kapısından girmemle çıkmam arasındaki süre 30 saniyeyi geçimş olamaz. Böylesi bir iş için onca yol gitmiş olmak beni de ayrıca gerdi tabi. O damgadan neden bir tane de bizim kampüste olduğunu düşünürken bir de kafamdan hesap yaptım. Bizim kampüste 4 adet bölüm bulunmakta. Her bölümün bir senesinde 60 kişi var. Toplamda 4 senede her bölümde yaklaşık 240 kişi eder. 4 bölüm olduğu düşünülürse yaklaşık 1000 kişi eder. Herkes de 2 staj yapacağı için sırf bu damga işi için 2000 kere Küçükyalı - Üsküdar arasındaki yol gidilecek demektir. En ucuz ulaşım opsiyonu olan otobüs de yaklaşık 1.50 tl ise. 2000x1.50=3000 tl eder. Bizim kampüsün öğrencileri bu parayı kendi arasında toplayıp en güzelinden bir C4 patlayıcı ile Üsküdar kampüsünü havaya uçursa damga mecburen bizim kampüse gelir bu saçma zaman kaybı da yaşanmamış olur. Bu arada hiçbir yerde yazmayan saçma belgeler de son anda staj defteri verilirken istenir hep. Bir okul ne yapsın staj defterinde staj yapılan şirketin bulunduğu yerin krokisini. Sanki dekan kapı kapı dolaşıp şirketlere bakacak da bu sırada kaybolmamak için o krokileri mi alacak yanına.

Böyle saçmalıklarla dolu bir sürecin ardından staj defterini teslim etmiş olmanın rahatlığıyla eve gelip yayılmışken dün yazamadıydım bu yazıyı. Sinirim biraz geçsin yarın yazarım dediydim kendi kendime, bu da sinirimin biraz geçmiş hali oluyor. Burdan da genç nesillere bir nasihat etmek gerekirse şuan okumakta olduğum İstanbul Ticaret Üniversitesine kesinlikle gelmeyin, stajı da laylon yapın, boşuna güzelim yaz tatilinizin ortasında gömlek giyip işe gidip millete çay kahve taşımayın, ya da çok süper bir yerde yapacağınız iş kesin olarak gidin birşeyler öğrenirsiniz belki. En stajsız günlerin sizlerin olması dileğiyle büyüklerimin yanaklarından küçüklerimin de yanaklarından (ayrım yapmam ben) domuz gripli olmasına rağmen (daha yeni atlattım ya bulaşmaz bana) öperek neşeli bir Aralık ayı dilerim efenim.

Staj işlemleri ve bürokratik kabus

3 Eylül 2009 Perşembe

Birçok müzmin mühendislik öğrencisi gibi ben de "vakti gelmiştir" diyip staj yapmak amaçlı düştüm yollara. Yazın da ucu ucuna son dönemine geldiği için ivedilikle halletmeye çalışıp 2 günümü kabus eden bu işlemler silsilesini ve saçmalığını anlatmak istedim. Yurdumun diğer başarılı üniversitelerini tenzih ederim tabi ben kendi dandik üniversitem olan İstanbul Ticaret Üniversitesi adına konuşuyorum sadece. Tek tek aşamaları yazayım anlarsınız neler çektiğimi.

  1. Şirket bulunur gidilir şirketle konuşulur anlaşılır. Şirket bilgileri de alınır.
  2. Sonrasında bölümün kampüsüne (benim için Küçükyalı) gidilir staj bildirim formu doldurulur verilir. Ordan da sigortayı okulun yapacağına dair bir kağıt alınır dekana imzalatılır (biz söyleyince inanmıyolar sanki) şirkete götürülür. Şirketten de staj onay belgesi alınır.
  3. Yine Küçükyalı'ya gidilir onay belgesi alakadar kimseye verilir. Tabi bu esnada koskoca okulda fotokopi makinası bulunamaz türlü ızdıraplar çekilir.
  4. Sonrasında sigorta işlemleri için en az öğrencinin bulunduğu Eminönü kampüsüne gidilir. Ders kaydının bile internetten yapılamadığı bir okulda öğrencinin bilgilerini Eminönü'ne yollayıp sigortayı başlatmak yerine öğrenci oraya gönderilir.
  5. Eminönü'nde sigortacı abla bulunur 10-15 dakikalık dandik bir işlem için oralara gidilmesi insanı ayrıca kahreder. Ordaki abla sigortayı başlatır elinize bir kağıt verir bunun fotokopisini çek şuralara buralara yolla der.
  6. Sigorta zımbırtılarının aslı staj yapılacak şirkete götürülür.
  7. Sigorta zımbırtılarının kopyası Küçükyalı'da ki kampüsteki alakadar kimseye götürülür verilir.
  8. Staj defteri denen stajda neler yapıldığının yazılacağı defter bozuntusu da anlaşmalı şirket kâr edebilsin diye sadece Üsküdar kampüsünde satılmaktadır. Toptan diğer kampüslere dağıtalım oradaki öğrenciler buraya gelmeden alabilsin gibi bir olasılık hiç düşünülmemiş.
Tamamen abartmaksızın en kolay haliyle staj işlemleri bu kadar zahmet gerektiren birşey. Çok ekstrem bir durum oldu ve bütün görevlileri yerinde buldunuz ve bir günde bu işleri hallettiniz diyelim. Bu durumda bir gün içerisinde gitmeniz gereken toplam güzergahı yazmak gerekirse: ev - şirket - küçükyalı - şirket - küçükyalı - eminönü - şirket - küçükyalı - üsküdar - ev şeklinde oluyor. İstanbul'u ve trafiğini de bilmeyenler için Google Earth'ten faydalanıp staj şirketini ortalama bir yerde seçip kuş uçuşu (yolları göz ardı ederek direk harita üzerindeki mesafe) olarak mesafeyi hesaplamak gerekirse de 150 kilometre ediyor. İstanbul şartlarında böyle bir işi bir günde bitirebilmek epik bir başarı sayılır yani.

Anlamadığım şey ise ilim irfan öğrenmeye gittiğimiz yerin teknolojiden internetten haberi yok. Varsa da "biz ne uğraşalım kardeşim öğrenciler gidiyo geliyo işte ne güzel" diye düşündüklerinden kelli bu durumu değiştirmeye yönelik en ufak bir çabaları bile yok. Bürokratik olayları zaten hiç sevmezdim de uzun zamandır bu kadar yıldığımı da hatırlamıyorum. Bütün bu olaylar içinde belki de tek güzel şey varsa o da stajın yalandan olmasıdır.

Blog Widget by LinkWithin