Şöyle böyle #24

20 Şubat 2010 Cumartesi

Çok yıldım sevgili okur. Bu kayıt işlemleri süreci ne enerji ne neşe bırakmıyor bende. Bürokratik işlemlerin başladığı yerde ben bitiyorum adeta. Çok uzatmadan şöyle böylelere geçeyim.

  • Dizilerde falan hep görüyoruz ya ayrılan çiftin romantik erkeği gidip boğazda yüzüğü atar denize. Gerçekten böyle insanlar var mı acaba? Varsa da bir dalgıç kıyafeti kiralayıp boğaza dalmamı sağlayacak kadar çok sayıda mıdır?
  • Şimdi diziler filmler falan başlarken başında +7 +18 gibi uyarılar oluyor ya, işte o uyarıyı görünce daha bir merakla seyrediyor insan sanırım. "Heheyt yaşım gelmiş hakkımdır artık şiddetli film seyretmek hakkımla seyrediyorum kim karışabilir" gibi bir durum oluyor sanki. Yaşım tutmazken de seyrederdim şiddetli film orası ayrı konu.
  • Benim gözümde dünyadaki en pis insan 35 metreden gol yedikten sonra defansa bağıran kalecidir.
  • Şu kış mevsimi geldiğinde çoktan birbirine karışmış olan saçımı sakalımı daha çok seviyorum adeta. İnsanların sıfatları üşürken ben sokağa natürel kar maskesiyle çıkıyormuşum gibi oluyor.
  • Sokakta öğrenci mutfakta Charlie Chaplin yatakta horluyor olurum.
  • Evinde barkında iguana besleyen insanlar var ya mesela ben anlamıyorum onları. İguana çok kaknem bi hayvan. Gözleri bayık bakar, sevindi mi üzüldü mü anlayamazsın, terliklerimi getir dersin cevap alamazsın, şakacıktan bir oynayayım diyemezsin. Ne yapmaya besliyor ki bu insanlar bu iguanaları.
  • Türkiye'ye vize uygulamayan ülkeler acaba Türkiye'den az kişi gidince kırılıyor mudur? Nebileyim mesela Belize devlet başkanı elinde turistik raporları tutarken gözü yaşlı bir şekilde "sırf o sevimli Türk'ler gelsin diye, onlara kolaylık olsun diye vize istemedim ama onların yaptığına bak, 1 kişi bile gelmedi" diyor mudur?

3 yorum:

littleiv dedi ki...

eheh iguana olayı güzelmiş :)

uff!! dedi ki...

pırlanta atıyorlar bir de..yazık günah lan..

Parahuman dedi ki...

teşekkürler cümleten

Blog Widget by LinkWithin