Şöyle böyle #20

3 Şubat 2010 Çarşamba

Bugün çıktım çocuklar gibi kar topu oynadım sevgili okur. Yanıma aldığım nice yıllık ahbabımla birbirimize kah kar topu attık kah yere devirdik. Hazır bu neşe ortamını sağlamışken bir de şöyle böyle yazısı yazayım da kafama takılanları, aklıma gelenleri sizle paylaşayım dedim.

  • Facebook'ta bildiğiniz üzere türlü çeşitli oyunlar falan var. Ama bu olay o oyunların bütün maneviyatını bitirmiş. Lisede en ön sırada oturan inek, efendi kız gitmiş pokerde milyon dolar para yapmış mesela. Pokercilik meziyettir yahu, bunu gören babayiğit pokerciler tövbe edip kendini tarıma verir "bu işin artık ne maneviyatı kaldı ne imajı" diyerekten.
  • Tahminimce birkaç milyon yıldır (en az) bu dünyaya kar yağıyor diye biliyorum. Peki hala yağan kar karşısında bu kadar aciz olmamız mantıklı geliyor mu size? Demezler mi adama "bu kadar milyon yılda bir önlem alamadın mı?" diye.
  • Tarih dersi alırken vakti zamanında kafama takılan birşey vardı. Krallık ile prenslik arasında ne fark var. Birini sakallı falan bir kral yönetip diğerini de tayt giymiş uzun saçlı atletik prensler mi yönetiyordu. Krallık itici geldi böyle bakınca olaya. Ayrıca her kral da zamanında bir prensti, ama her prens bir kral olamayabilir. Belki de cevap bu çok karışık cümlenin altında gizlidir.
  • Dejavunun ne olduğunu bilmeyen birinin yanında dejavu olmak büyük ızdıraptır. Dönüp de "oha dejavu oldum lan" dedikten sonra "o ne abi" sorusuyla karşılaşınca o anlatma hali ölümden beterdir. "Hani bazen olur ya böyle o anı daha önce yaşamış gibi olursun da aslında yaşamamışındır da ama öyle hissedersin" diyene kadar bütün heyecanı biter dejavunun.
  • İddia ederim ki bir Türk'ün eline ne zaman ki çok eski bir kitap geçse ilk yapacağı şey fiyatına bakıp sonra da o zamanki harçlığını ya da maaşını düşünerek kitabın değerini bulmaya çalışmaktır.
  • Kartopu oynarken ağacın arkasına saklanan biri olursa aşırtma atmak konusunda üstüme yoktur. Rakibi hem fiziksel hem zihinsel olarak çökertirim.
  • Şu hayatta en büyük korkularımdan birisi dans kursuna falan gitmektir. Deseler ki "milyar milyar para veriyoruz gider misin" koşa koşa giderim ama kendimi çok kirlenmiş hissederim herhalde.

4 yorum:

hemokurhemyazar dedi ki...

Efenim dansta nihayetinde kültürel bir etkinliktir.bir tango olsun, bir salsa olsun, efenime sölim folklorik danslar olsun ve burdan ismini sayamadığım diğer dans türleri.. herbiri öğrenilesi danslardır..yalnış tespit..işte bu olmadı sayın human..

Parahuman dedi ki...

sayın hem okur hem yazar sizi birgün elinizden tutup götürürüm bi salsa kursuna, ortaya çıkarırım bi başınıza, herkes bakıp size sırıtırken oynayın oynayabilirseniz... Benim tepkim danslara değil dans kurslarına... çok dansetmek isteyen insan oturur evinde de öğrenir dansı...

tangoyu tek başınıza nasıl öğrenmeyi düşünüyorsunuz human bey?

Parahuman dedi ki...

sayın kek ben tek başıma çin halk danslarını bile öğrenmişim... 1.5 milyarlık nüfuslu dansı öğrenmişim de 2 nüfuslu dansı mı öğrenemiycem...

Blog Widget by LinkWithin