Bir lise hocasından inciler

24 Eylül 2009 Perşembe

Bugün öğretmenlerle ilgili yazıyı yazarken ister istemez aklıma, bir lisede olabilecek en alakasız insanlardan birisi gibi görünen lise 1'deki analitik ve matematik hocam Oral Dabakoğlu geldi. İsminden soyadından bile kıllanması gerekir mantıklı bir insanın. Biz gençtik, güldük geçtik. Sonrasında da elleri devamlı kemerinin iki yanında baş parmaklar içeride duran bu ilginç adamı anlamaya çalışmakla geçirdik. Yaklaşık bir okul dönemi yarısını anlamaya çalıştıktan sonra "herhalde bu adamı felsefe mezunu birileri anlar anca, en iyisi biz bunun sözlerini bir yere yazalım, ilerde süper zeki insanlar olursak bakıp anlamaya çalışırız" diyip kaydetmişiz bir yerlere. Ancak gördüm ki şimdi de anlayamıyorum. En güzeli siz sevgili okurlarımla paylaşıp anlayanın beri gelmesini beklemek.

  • Bölerim tahtayı 3'e, kaldırırım 5 kişi, sorarım 7 soru, veririm sözlü notu.
Bunu ilk duyduğumuzda sınıfta bir panik havası dolmuştu ama sonra anladık ki bu sözü ciddiye almamak gerekiyormuş.

  • Koyun, koyun bacağından; keçi, keçi bacağından asılır.
  • Ya olduğun gibi görün, ya da gülünç hareketler yapma.
  • Al kağıdına bak, kafatasında soru işareti kalsın istemiyorum.
  • Her inişin yolu çıkıştır.
  • Gün gündür, dakika dakikadır.
  • Öğrenci ya olduğu gibi ya göründüğü gibi birini seçmeli.
Görüldüğü gibi atasözleriyle ilgili de ciddi sıkıntılar yaşıyordu Oral hoca. Ama çabalamayı hiç bırakmadı, daima bir hevesle başladı atasözlerine, sonlarını kendi gerektiği gibi doldurdu.

  • Üçgenin burasına diçkimizi indiriyoruz.
  • Parabolun kanatlarını böyle eşya iter gibi iteliyoruz.
  • Pat diye yamuğa geçerim, yamulursunuz.
Terimlerle ilgili de zorluklar yaşıyordu Oral hoca. Ama yine de bunları da kullanmaktan çekinmedi.

  • Ben geçen hafta gelmediysem bu gelmediğim anlamına gelmez.
  • İnsanlar hastalanıyorsa, insanlar değişiyorsa, programlar da değişir.
  • Ağzımdan çok kötü şey çıkarırım altında kalırsın.
  • Annesini babasını çağırırım, burada dışlarım.
  • Dön önüne birbirine.
  • Çocuklar, bakın siz artık çocuk değilsiniz.
  • Sözlü olarak tahtaya çiz.
  • Soru soruyorum. Bilenler parmak kaldırsın, hatırlayanlar cevap versin.
  • Bu sinh öyle bir h ki...
  • Ben seni taşımazsam, sen beni taşımazsan olmaz.
  • Laf olsun diye mi? Gerçekten mi? Yoksa laf olsun diye gerçekten kasıtlı mı konuşuyoruz?
  • Sakınlıkla böyle yapmayın.
Bazen de sırf kafamızı karıştırmak için konuştuğunu düşünürdük.

  • Susun da kulaklarımızı dinleyelim.
  • Dudakların konuşuyor.
  • Kulağımı bir dinleyeyim yahu.
  • Tık edeni, tık istemiyorum.
  • Kulaklarımızı kapatalım.
Duyu organlarıyla ilgili de sorunları vardı hocamızın.

Bambaşka bir adamdı. Dalga geçip gülerdik dersinde ama hiç de neşeyle hatırladığım biri değil nedense. Ayrıca "tulum çıkarmak" deyimini de ilk duyduğum insandır. Herhalde artık öğretmenliği de bıraktı, ne kadar aradıysam da hiçbir yerde resmini bulabilmiş değilim.

5 yorum:

Asuman Yelen dedi ki...

Ara ara okul dönüşlerinde bahsederdin bir iki ama böyle liste halinde görünce afalladım doğrusu.

Parahuman dedi ki...

bunlar sadece 9 yıl sonra hatırlayabildiklerim... her ders bunlara benzer 5-10 cümlesi olurdu normalde...

littleiv dedi ki...

ahahah süpermiş

muhaber dedi ki...

gerçekten süpermiş...

Parahuman dedi ki...

teşekkürler

Blog Widget by LinkWithin